2011 17 Ocak

Yazan:

Wikileaks İnternet’i kullanarak devletleri şeffaflaştırmayı başardı. En zor aşamaya en son gelinebiliyor. Bireysel kullanıcılar ise kendilerini ve başkalarını şefaflaştırmaya başlayalı on yıllar oluyor. Sızanlar veya şahsen takdim edilen görsel/işitsel/yazılı kaynaklar sayesinde istediğiniz kişi hakkında epey bir şey bulmak mümkün; ciddi medyatik haberlerden, şanslıysanız tüplü sitelerde gösterdiği cinsel performansına kadar.

Özel üniversite mantğına geçişle eskiden hocaların kulu-kölesi, ağzının içine bakanı, sınav vakti gelince yalayanı-yutanı olan “öğrenci” dediğimiz kitle artık “her zaman haklı” olan bir müşteri. Tamam, eskiden de öğrenci anketleri olurdu fakat bir etkisi olmazdı. İnternet bunu global ve mutlak etkin hale getirdi. Haklarını yemiyelim, ODTÜ’de pembe form dediğimiz optik feedback formları vardı (renkleri de şirinlik için mi böyleydi acaba?). Fakat bunlar öğrencinin sınav, ödev ve proje derdinden derslere uğramamaya başladığı dönem sonunda dağıtılan şeylerdi. Birinci sınıfın heyecanlıyla doldurduğumuz şeylerken mezun olurken artık vaziyet de gösteriyordu ki bunlar yönetim tarafından hiç de kale alınan şeyler değildi.

En geniş ölçekten bir misal vermek adına, dünyada sosyalizmi denemiş ama sonu hüsran olan ülkelere bakalım. Bence başarısızlığın en büyük nedenlerin birisi de kabaca bu feedback işi olabilir. Adaleti ve eşitliği vaad ederek desteğini aldığı yığınların içinden biri çıkıp gerçekte bunu alamadığını (misal, “anasının ağladığını”) söyleyebilmesi yani. Bunu denediğinde (yani feedback vermek istediğinde) ise bunu değerlendirecek kurumun bizzat kendisi tarafından başının ezilmesi gibi bir trajedi söz konuydu. ODTÜ’de de bu durumun hafifletilmişi vardı. Yani, “anamı beceren kadı, kimi kime şikayet edeyim” demişler, kısa ve öz.

Fakat durum ufaktan değişiyor, daha da değişecek gibi görünüyor. Qype adlı Web 2.0 uygulamasıyla sadece besili gurmeler değil her müşteri restoran kritiği yapabiliyor. Bunun en şahane getirisi nice milörlara kuş sütünü sağanlar rastgele müşteriye artık bunu daha az yapabiliyorlar.

ratemy[something].com türünde türlü çeşit işlerin oylanabildiği “gobileşen” (Recep İvedik 2, Gökbakar et al., 2009) bir dünyadayız. On senedir adım adım büyüyerek Amerikan öğrencilerinin vazgeçilmezi olan, ve geçen sene İngiltere’de yaygınlaşmaya başlayan, www.ratemyprofessors.com sitesi öğrencilerin akademideki feedback işini çözüyor. Rastgele bir hocayı açıyorum, veya Türk hoca da epey bulunduğu için analojisi bol olsun diye onlardan bakıyorum. İnanın bir çoğunun yerinde olmak istemiyorum. Türkiye’de de aslında bu tip faaliyetler bireysel bir şekilde hallolagelmişti (ör., ışık üniversitesi, fewziye.com). “Aman şu hocadan almayın çok zor”, “kazık sorar”, “ne anlattığını kendi de bilmiyor”, “çok iyi ve ders dışında çok yardımcı olan biri ama hoca/adam olmaz”, al sana informal feedback yağmuru. Kendini bilen biri bile sırf başkalarının adı altında yazılmış şeylere bakıp bir fayda çıkarabilir kanımca. Kabul, süistimale de çok açık bir yer. Vicdansız ve ahlaksız bir öğrenciysen, ve parasını veren diplomayı çalar diyorsan, yoktan yere bir hocaya karaçalman için hiç bir engel yok. Ama çok da uzun olmayacak bir vadede ak ile kara seçilelektir. Organize kötülükleri sadece incisözlük yapar.

Hele herhangi bir yerde (veya şimdilik Amerika içinde) iş ararken, mülakatta “Senin için öğrencilerin şöyle böyle demiş ne diyosun Consi Cons?” dediklerinde işte tüm bu feedbackler adamın önüne en korunmasız halinde gelip dikilmiş oluyor.

Elbette ki bu rollerin değiştiği anlamına gelmez. Devir feedback devri. Öpüp başına koyabilen yol alır.

Kategori: Genel