Peyderpey Günceler birden değil, yavaş yavaş…

Hesaplamalı Sosyal Bilim Konferansı, 8-11 Haz. 2015, Helsinki, Finlandiya

2015 21 Haziran
Teknolojinin sunduğu imkanlar sayesinde bilimin her dalında veri patlaması yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz bu yeni çağı anlamak için
eski anlayışları esnetmemiz, belki terk etmemiz gerekiyor. Dünyayı daha iyi anlamak için, farklı bilim dalları arasında evlilikler gerçekleştirerek yeni disiplinler arası yaklaşımlara yönelmemiz gerekiyor. Hesaplamalı Sosyal Bilimler, bu yeni yaklaşımlardan biri olarak göze çarpıyor. Bu alandaki öncü araştırmacıların katıldığı çok özel bir konferansa, http://www.iccss2015.eu,  katılma fırsatım oldu.

Alex Pentland, geleneksel fizikten esinlenerek bu yeni disipline Sosyal Fizik demeyi uygun görüyor. Tıpkı enerji akışının harekete dönüşümünü inceleyen fizik gibi, Sosyal Fizik de düşünce akışının davranışa dönüşümünü incelemeyi hedeflemektedir. Fikirler nasıl ortaya çıkar, gelişir ve başkalarına yayılır? Hesaplamalı Sosyal Bilimler, fikirlerin yayılımını ve davranışa dönüşümünü matematiksel modeller aracılığı ile anlamayı hedefler.

İnsanlığın sahip olduğu veri miktarı katlanarak artış gösteriyor. Yaşamlarımız, internet ve sosyal ağlar ile farklı bir boyut kazandı. Birbiriyle çok daha bağlantılı bir dünyada yaşıyoruz. Bilgiye ulaşmak ve bilgi üreterek çevremize katkıda bulunmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Artık daha çok etkileşim içindeyiz. Geride çok daha fazla iz bırakıyoruz. Bunlara sayfa tıklamaları, beğeniler, telefon kayıtları, kredi kartı işlemleri, GPS konum bilgileri gibi çok çeşitli sayısal izler dahil. Bu devasa veriler içlerinde bazı düzenli örüntüler barındıyor. Çünkü sosyal bir varlık olan insan davranışları biribirinden bağımsız değil. Kararlarımızda, çevremizin etkisi tahmin ettiğimizden çok daha fazla. Hem çevremizden etkileniyoruz, hem çevremizi etkiliyoruz.

Sinan Aral, insan davranışlarının uzay-zaman’da  birbirinden bağımsız olarak ilerlediği bir durumu bulmaları için dinleyicilere meydan okudu. Ve şöyle dedi, bilimsel devrimler ölçümsel devrimlerin arkasından gelir. Bu konferansta, Alex Pentland’ın öğrencilere ücretsiz olarak dağıtılan kitabı “Sosyal Fizik”ten benzer bir alıntı yapmak istiyorum: Nasıl mikroskop biyoloji’de ve nasıl teleskop astronomi’de devrimsel ilerlemelere sebep olduysa, sosyoskop da insan davranışını anlamakta devrimsel ilerlemeler sağlayacaktır. Sosyoskop’un herkesçe kabul edilmiş kesin tanımı henüz yok. Olduğunda gerçek bir devrimle karşılaşacağız. Benim anladığım ise şu: “Ağlar ile biribiriyle bağlantılı bireylerin, etkileşimlerinin ve kararlarının anbean izlenerek elde edilen büyük veriyi incelemeye ya da modellemeye yarayan aygıt”.

Duncan Watts, 2000’li yıllardan önce kariyerinin başında toplumsal dinamikleri incelemek istediğinde yapabileceği tek şeyin modeller kurmak olduğunu anlattı. O zamanlar daha internetin emekleme çağıydı. Sosyal bilimlerin elinde ise, 100 kişiyi geçmeyecek anket sonuçlarından başka bir şey yoktu. Elimizdeki veri kümeleri bugün milyonların hareketini içermektedir. Bu büyüklükteki verinin niceliksel yöntemler ile incelenmesi gerekmektedir. Bu aynı zamanda sosyal bilimlerin sayısallaştığı ve hesaplamalı bir bilim dalı haline evrildiği anlamına gelmektedir.

Araştırmacılar modeller kurmayı bırakmadılar, ama gerçeğe dokunmak adına, gerçek verilerin incelenmesini daha çok önemsiyorlar. Twitter, Facebook ve nice sosyal ağların yapısı, o sosyal ağlardaki gerçek insanların hareketleri incelenmeye değer. Toplum hakkında, insanlık hakkında çok önemli yeni bilgiler edineceğimiz kesin. Fakat gerçekte kim olduğumuz, twitter’da kendimizi nasıl ifade ettiğimizden ve facebook’ta kendimizi nasıl gösterdiğimizden daha çok, yaşamlarımızda kimlerle yüz yüze vakit geçirdiğimize, kimlerle konuştuğumuza, nelere önem verdiğimize kısacası kısıtlı olan dikkatimizi, enerjimizi, vaktimizi nelere harcadığımıza bağlıdır. Sadece internette bıraktığımız bu büyük sayısal veriyi incelemek de, kim olduğumuzu anlamaya yetmeyecek. O yüzden, Sinan Aral algılayıcıları olan bir spor ayakkabı firmasıyla yürüttüğü bir çalışmadan ve sanal olmayan ortamlara dair çalışmaların gerekliliğinden bahsetti.

Robin Dunbar, internetin arkadaş sayımızı arttırmadığını anlattı. Dokunma hissinin mutluluk hormonu salgıladığını ve Facebook dahil hiçbir sanal servisin dokunma, görme olmadan arkadaşlıkları kalıcı yapamayacağını söyledi. İnsanların, yakınlıklıklarına göre halka halka ilişki çemberleri içinde olduğunu ve en içteki 5 kişilik çemberin illa ki, insanlardan oluşmayabileceğini; evcil hayvanlardan, sevilen bir nesneye kadar farklı şeylerden oluşabileceğini söyledi.

İnsanlık yeni bir çağda. Önümüzde kocaman bir bilgi okyanusu duruyor. Hepsini değil ama seçtiğimiz her şeyi yiyebileceğimiz açık bir büfede gibiyiz. Bilgi çağında, kısıtlı olan şey bilgi değil, dikkatimizdir. Ben de bu konferansa, kısıtlı dikkat modelleri ile katıldım. Posteri bu adresten görebilirsiniz.

Tıpkı denizin içinde yaşayıp da, denizin ne olduğunu bilmeyen balıklar gibiyiz. Hayali gibi, biz de cihanı süsleyen gücü arıyoruz. Aramak için yeni, yepyeni yöntemler geliştiriyoruz. Hesaplamalı Sosyal Bilim bunlardan biri. Bu konferansın dünyanın soğuk bir ucunda, düzenlediği için Santo Fortunato’ya ne kadar teşekkür etsem azdır. Fortunato bu büyük organizasyonu bir kişiye adadı. Bir türk bilim kadınına, Duygu Balcan’a..

 

Sevgilerimle,
Uzay Çetin
https://twitter.com/uzay00
Yazan:  

Karmaşık Sistemler ve Karmaşık Ağlara Giriş

2015 9 Şubat

Bu yıl, Eskişehir’de düzenlenen Akademik Bilişim 2015 çerçevesinde hazırladığım 2 sunum dosyasını paylaşmak istiyorum. Bu sunumlarda, Netlogo ve R Dili kullanılarak Karmaşık Sistemler ve Karmaşık Ağlar konularına giriş yapılıyor. Alanı tanımak isteyen meraklılara duyurulur.

  1. Doğrusal Olmayan Sistemlere Doğru
  2. Ağ Bilimi

Sunumlar, Mustafa Gökçe Baydoğan, Berk Orbay, Berkin Malkoç ve Emre Karalarlı ile birlikte yürüttüğümüz  ”Python ve R Dili ile Bilimsel Hesaplama” eğitimi için hazırlanmıştır.

___________________________________________________

R ve Igraph Paketi

İstatiksel Programlama Dili R ve Ağ Analiz paketi olan igraph hakkında detaylı bir giriş için aşağıdaki sunuma göz atabilirsiniz.

  1. R + Igraph paketi 

Bu sunumu 2014 yılında Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen Akademik Bilişim 2014 için Mustafa Gökçe Baydoğan ve Berk Orbay ile birlikte hazırlamıştık. R ve Igraph ile ilgili giriş niteliğinde güzel bir kaynak olduğıunu düşünüyorum.

 

 

Uzay Çetin

Yazan: