2010 26 Nisan

Sanat ve bilimin birbiriyle çeliştiği, bilim insanının sanattan çok da anlayamayacağı bilgisi/önyargısı belleklerimize ne zaman kazındı bilmiyorum. Birbirinden mayınlarla ayrılmış iki bölge haline ne zaman getirildi sanat ve bilim; hiçbir fikrim yok. Fiziği seven birinin şiirden bahsedebilmesi olağandışı mıydı ki? Bu iki alanı biraraya getirmeye çalışanlar yalnız mı kalmalıydı? Bilim insanı neydi, sınırları nelerdi, neler okumalı, ne yemeli ne içmeliydi?

Kendimi nicedir bu yazılı olmayan kuralları sorgulamaya ve iki bölge arasında denge-barış getirmeye çalışırken buluyorum. Kah bilim üzerine yazılmış makaleleri hatmediyorum, kah bir sergiye gidip sanat gözümü geliştirmeye çalışıyorum.  Bazen kod yazıyorum, bazen şiir. Kimi zaman bir müziğin ritmine bırakıyorum kendimi, kimi zaman da ilmek gibi işlenmiş bir makalenin güzelliğine.

İyi mi yapıyorum, yoksa kendimi mi kandırıyorum derken, Richard P. Feynman’in “The pleasure of finding things out: the best short works of Richard P. Feynman” [1] kitabındaki şu güzelim paragrafa denk geldim, dilim döndüğünce anlatmaya ve çevirmeye çalışayım:

Feynman’ın sanatçı arkadaşı bir gün bir çiçeği eline alır ve “Bak ne kadar da güzel” der, Feynman da bu fikre katılır ve düşünmeye başlar. Hemen ardından arkadaşı “Gördün mü, ben bir sanatçı olarak çiçeğin ne kadar güzel olduğunu görebiliyorum, oysa sen, biliminsanı olarak bunu ele alınca, bu tamamen sıradan bir şeye dönüşüyor” der. Oysa Feynman o sırada herkese görünen güzellikten de ötesini görmeye, hayal etmeye ve hatta takdir etmeye çalışmaktadır. Dış estetiğin yanında iç estetiği sorgulamak, çiçeğin neden estetik olduğunu ve iç yapısını, renklerinin böcekleri nasıl da kendine çekeceğini en ufak ayrıntısına kadar heyecanla düşünmektedir. Ve der ki: “Bilimsel bilgi bir çiçeğin güzelliğine gizem ve heyecan katar. Ve bu düşünce biçimi, sadece ekler; bunun nasıl olup da bir eksilme yaratabileceğini anlayamıyorum”.

Heyecanla not defterime bu paragrafı yazıyorum; ileride hem Matlab’tan hem Cemal Süreya’dan bahsedecek bir öğretim görevlisi olma hayallerimi de yanına “ekleyerek” :)

[1] Robbins, J., Ed. The pleasure of finding things out: the best short works of Richard P.Feynman. Penguin Press, 1999.

* Bu değerli eser “Keşfetme Hazzı” adıyla Evrim Yayınevi tarafından dilimize kazandırılmış; eminim çevirmenleri benden çok daha iyi bir iş çıkarmıştır :)